• 7-8 Eylül 2019'da İstanbul'da “Uygur Milli Bekası ve Doğu Türkistan'ın Geleceği Çalıştayı” gerçekleşecektir.
You Are Here: Home » Çin'in Uygur Politikası » Mitostrataji ve Huang Di (Sarı İmparator)

Mitostrataji ve Huang Di (Sarı İmparator)

Prof. Dr. Alimcan İnayet*

Mitler tanrı ya da tanrısal varlıkların eylemlerini anlatan öykülerdir. Mircea Eliade’ye göre, bu öyküler gerçek ve kutsal olarak kabul edilir. Bunlar her zaman bir “yaratılış” ile ilgili olup nesnelerin kökeniyle ilgili sırrı içerir. Bu sırrı bilen nesnelere egemen olur (Eliade 2001:15-30). Mitlerin birlik ve beraberlik ruhunu besleme, inancı pekiştirme ve ahlakı koruma işlevi vardır (THEEK2007:129). Tanrı veya tanrısal varlıkların eylemlerini konu alması dolayısıyla mitler insana özgü her anlamlı eylemin örnek tiplerini oluşturur. Tanrıların, tanrısal varlıkların ve ataların yaptığını yapmak insanlar için ahlaki bir zorunluluktur (Eliade 2001:11-17). Bu ahlaki zorunluluk insanlara ortak eylem/davranış bilinci ve biçimi yükler. İnsanların kalbi ve ruhuna işleyen bu ortak eylem/davranış biçiminden öyle bir güç doğar ki, Çinli sosyolog Fei Şiao-tung (Fei Xiao-tong 费孝通) mitlerin eşsiz bir manevi güç olduğunu, insan kalbine işleyen birleştirici rolünün büyük ordulardan daha güçlü olduğunu söylerken tam da bu güce işaret eder (Fei1999:160). Mitlere has bu gücün yönlendirilebilir olması mitopolitik ve mitostratejik anlayışları da beraberinde getirmiştir.

Bilindiği üzere, strateji teriminin sözlük anlamı, önceden belirlenen bir amaca ulaşmak için tutulan bir yoldur (TS2005:1811). Eskiden daha çok askeri alanda kullanılan bu terim günümüzde politik, ekonomik ve kültürel alanlarda da kullanılmaya başlamıştır. Askeri alanda “siyasi iktidarın, sonuca ulaşmak için askeri kuvvetleri kullanma sanatı” olarak tanımlanan bu terimi bilginin günlük hayata uygulanması, orijinal bir düşüncenin değişen olaylara uygun biçimde geliştirilmesi, en zor şartlarda faaliyet sanatı; şansın, belirsizliklerin ve karışıklıkların egemen olduğu bir dünyada değişen şartlara ve durumlara devamlı uyum sağlayan bir süreç olarak tanımlayanlar da vardır. Bazı uzmanlar strateji kavramını “Strateji = Güç + Konsept + Hedefler” şeklinde formülleştirmişlerdir (Eslen2005:72-82; Mütercimler2006: 37-39). Bu formüle göre, strateji gücü organize ederek belirli bir hedefe ulaşmaktır.

Mitostrateji, mit ya da mitsel ata/kahramanların politik-stratejik açıdan kullanımıyla ilgili bir terimdir. Araştırmalar gösteriyor ki, mit ya da mitsel ata/kahramanlar politik ve stratejik açıdan kullanıldığı vakit; a) dini-politik sistem ve uygulamaları meşrulaştırmak, b) farklı toplum ve kültürleri bir araya getirmek, c) hedef kültür ve toplumları dönüştürmek mümkündür. Ben bu durumu ifade etmek için mitostrateji (mit + strateji) /mythostrategy (myth + strategy) terimini öneriyorum. Bu terimi kavramsal olarak şöyle tanımlamak mümkündür: Mitostrateji; mit ya da mitsel ata/kahramanları kullanarak farklı kültür ve toplumları birleştirme, yönlendirme ve dönüştürme yöntemidir. Bu yöntem dahili olarak; 1) dini-politik sistem ve uygulamalarının meşrulaştırılmasında, 2) ortak tarihi ve kültürel bilinç/hafızanın güce dönüştürülmesinde; harici olarak hedef kültür ve toplumların yönlendirilmesi ve dönüştürülmesinde kullanılabilir.

Mitostrateji Prof. Dr. Nadim Macit tarafından geliştirilip ortaya konulan teo-strateji kavramı (Macit 2016:11-12) ile yakından ilişkilidir. Bu iki kavram belli ölçüde birbiriyle örtüşebilir. Ancak aralarında barız farklar vardır. Teo-strateji dinin politik-stratejik açıdan kullanımıyla ilgili bir terimdir. Dayandığı temel araçlar din, din adamları ve dinsel kurumlardır. Mitostrateji ise mitler ya da mitsel ata/kahramanlar etrafında oluşturulan ortak tarihi ve kültürel hafıza/belleğe dayanır. Örneğin Türklerdeki Oğuz Ata ve Bozkurtla ilgili inanış mitostratejinin, İslam inancı (Allah, Kur’an, peygamber ve mezhepler) ise teostratejinin konusudur.

Mitostratejinin Çin mitolojisinde birçok örneği vardır. Örneğin Huangdi 黃帝 (Sarı İmparator) efsanevi imparatorlardan birisidir. Çinliler kendi soylarını bu imparatora dayandırırlar. Yani Huangdi, Çinlilerin ilk atasıdır. Aynı zamanda Çin milli kimliği ve milli kültürünün yapıtaşıdır. Huangdi ejderle özdeşleştirildiği için Çinliler kendilerini ejderin evlatları olarak da kabul ederler ve bununla büyük onur duyarlar.

Ancak araştırmalar Huangdi’nin etnik köken olarak Çinli olmadığını ortaya koymaktadır. Huangdi aslında bir tarihi şahıstır. Çin tarih kaynakları onun bugünkü Gansu eyaletinin Tian-shui (天水 “Göksu”) bölgesinde doğduğunu yazar (Fei1999:85; Chen2015: 75)1 . Gansu eyaleti eskiden Hun, Türk ve Tibetlilerin yaşadıkları ve faaliyet gösterdikleri bölgelerin birisidir. Çin kaynaklara göre, Huangdi’nin Yandi 炎帝 adında bir kardeşi vardır. İkisi de Shao-Dian (少典)den doğmuştur.2 Huangdi Ji Nehri (姬水) kıyılarında büyüdüğü için Ji (姬) soyadını, Yandi Jiang Nehri (姜水) kıyılarında büyüdüğü için Jiang (姜) soyadını almıştır. Bunların soyundan gelenler Huangdi grubu ve Yandi grubunu oluşturmuşlardır. Bunlardan Huangdi grubunun totemi ejder ve gök renkli hayvanlardır. Gök renkli hayvanlar arasında gök kaplumbağa ve boz ayı da vardır. Yani Huangdi grubunun totemleri “gök” ile ilgilidir. Yandi ise daha çok ateşle anılır. Bu grubun totemi yılan ejder (蛇龙)dir. Yandi’nin neslinden Jiang soyadlı Xia/Şia (夏)lar ve Rong (rong戎 )lar ortaya çıkmıştır(Fei1999:86-87).

Makalenin devamını lütfen buradan indirip okuyun: MİTOSTRATEJİ VE HUANGDİ (SARI İMPARATOR) 

*Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü öğretim üyesi, e-mail: alim1962@hotmail.com

Not: Bu makale yayına verilmiş olup, en kısa zamanda yayınlanacaktır.

Uygur Akademisi © Her Hakkı Saklıdır.

Scroll to top