• Doğu Türkistan Davasındaki Fırsat ve Olasılıklar hakkında Hollanda'da Yuvarlak Masa Toplantısı gerçekleşti.
You Are Here: Home » Uygur Haber » Kamplarda olası bir bulaş katliam gibi bir sonuca sürükleyebilir

Kamplarda olası bir bulaş katliam gibi bir sonuca sürükleyebilir

Koronavirüs salgını azınlık konumunda olan dünya Müslümanları için büyük tehdit oluşturuyor. Başta Rohingya Müslümanları olmak üzere Suriye’deki mülteci kamplarında yaşayanlar, abluka altında 14 yıldır yaşam mücadelesi veren Gazzeliler, hepsi olası bir bulaş sonucunda bir felakete sürüklenebilir. Söz konusu bölgelerde mevcut olan nüfus yoğunluğu sebebiyle izolasyon ve sosyal mesafe gibi kurallara uymak mümkün değil. Salgının bu mazlum coğrafyalarda etkin olması durumunda Müslümanlar için yarının, dün veya dünden daha kötü olmasından korkuluyor.

Koronavirüs, tüm ırkları, etnik kökenleri, kültürleri ve sosyoekonomik basamakları eşit derecede etkileyen bir problem olarak tüm dünyayı etkisi altına aldı.

Başlarda zengin, fakir, beyaz veya siyah, genç veya yaşlı olup olmadığınızı umursamıyor olsa da, yeni koronavirüsün düşük gelirli bölgelerde ve siyahi topluluklarda daha fazla etkin olduğu ortaya çıktı.

İnsidearabia.com’da yer alan haberde azınlık şeklinde yaşayan Müslüman toplulukların büyük bir bölümünün yaşadığı yerlerde halk sağlığı hizmetlerinden yararlanamaması ile insanlar arasında yaşanan eşitsizliğin daha da derinleştiğine dikkat çekiliyor.

Katliam gibi bir sonuç olabilir

Myanmar-Bangladeş sınırındaki Rohingya Müslüman mülteci kamplarında yaşanan trajedi, dünyanın başka yerlerinde zulüm gören diğer Müslüman toplulukları bekleyen kabusun göstergesi konumunda.

Bir milyondan fazla Rohingyalı, Cox Bazar’daki mülteci kamplarında yaşıyor. Bin metrekareye 100 bin Rohingyalı mülteci düşüyor. Bu da sosyal mesafeyi ve karantina önlemlerini neredeyse imkansız hale getiriyor. Koronavirüs bu kamplara ulaşırsa sonucun felaket olacağı açık.

Kutapalong mülteci kampında yaşayan Rohingyalı mülteci Satar İslam Nitob, “Acil desteğe ihtiyacımız var. Burada yüz maskeleri veya el dezenfektanları olmadığından çok endişeliyiz. Henüz kimse koronavirüse karşı test edilmedi. Ancak yapılıp sonuç pozitif çıkınca sonuç çok kötü olacak” dedi.

Koronavirüsün Kutapalong başta olak üzere benzeri kamplara ulaştığında sonucun ne kadar kötü olacağını tahmin etmek zor değil.

Myanmar’ın Gizli Soykırımı kitabının yazarı Azeem Ibrahim, “Virüs kamptan içeri girerse, neredeyse kampın tamamı enfekte olabilir. Virüsün bulaşmasını engelleyecek hiçbir şey yok. Ve olası bir bulaşta kampın yüzde 20’sinin ölme ihtimali yüksek. 200 bin kişiden bahsediyoruz. Myanmar ordusu tarafından öldürülenden daha büyük bir rakam” ifadelerini kullandı.

Benzer senaryolar, Müslüman veya çoğunlukla Müslüman nüfusun tutulduğu, gözaltına alındığı veya hapsedildiği herhangi bir yerde olabilir.

Yeterli sağlık hizmetlerine ve sosyal uzaklık lüksüne erişmenin mümkün olmadığı Gazze, Suriye, Assam (Hindistan), Sincan (Çin) gibi bölgelerde korku aynı.

Esed ve Rusya hastaneleri yok etmişti

Arap Birliği, dokuz yıldır devam eden savaşın ardından tanınmayacak kadar yıkılan ve yok edilen Suriye’deki mülteci kamplarına koronavirüs salgını yayılırsa, “insani bir felaket” yaşanabileceği konusunda uyardı.

Esed rejimi ve Rus Hava Kuvvetleri’nin ülkenin siyasi demografisini değiştirme çabasının bir parçası olarak Suriye hastaneleri ve tıbbi kliniklere karşı kasıtlı bir savaş yürüttüğünü de unutmamak gerekiyor.

Gazze’de adeta bir korku filmi yaşanabilir

141 kilometrekareden daha az bir alan olan Gazze’de yaklaşık 2 milyon Filistinli yaşıyor. Sosyal mesafenin neredeyse imkansız olduğu bu bölgede virüsün bulaşması korku filmlerini aratmayacak bir sonuca sahne olabilir. Gazze’de sağlık sistemi ise zaten çöküşün eşiğinde.

Gazze’de yaşayan Eski Filistin Sağlık Bakanı Dr. Basem Naim, “Gazze Şeridi son 14 yıldır İsrail’in kuşatması altında ve abluka sağlık sistemi de dahil olmak üzere tüm hayati ihtiyaçları yıkıcı bir şekilde etkiledi. Gazze, koronavirüs gibi korkunç bir salgın karşısında gerekli olan temel ihtiyaçları sağlamak için donanımlı değil” dedi.

Uygur Türkleri ve Hindistan’daki Müslümanların durumu farksız

Çin’de etnik temizlik uygulanan Uygur Müslümanlarında da durum pek farklı değil. 3 milyondan fazla Uygur Türkünün yaşadığı toplama kamplarında yaşanacak olası bri koronavirüs salgını korkunç bir kaderle sonuçlanacak.

Hindistan’da ise Müslümanlar, virüsü yaydığı için suçlanıyorlar. Müslümanların siyasi ve ekonomik olarak ikinci sınıf vatandaş olarak zaten bir kenara atıldığı Hindistan’da nüfusun diğer kesimlerine göre daha düşük gelir-konut-sağlık imkanlarına sahip oldukları için salgına karşı çok daha savunmasız oldukları anlamına geliyor. Yeni Delhi hükümeti virüsü yeni bir baskı aracı olarak kullanıyor.

Kaynak: Yeni Şafak

Uygur Akademisi © Her Hakkı Saklıdır.

Scroll to top