• 7-8 Eylül 2019'da İstanbul'da “Uygur Milli Bekası ve Doğu Türkistan'ın Geleceği Çalıştayı” gerçekleşecekti.
You Are Here: Home » Uygur Tarihi, Kültürü ve Edebiyatı » Türkistan Kaygısı

Türkistan Kaygısı

Arslan TEKİN
Bugün kitap günümüzde “Türkistan Kaygısı” üzerinde duracağım.

Kitabın üst başlığı “Doğu Türkistan’ın İlk Devlet Başkanı Alihan Töre’nin Hatıratı”. (T&K Yayınları).

Çin Hükûmeti’nin “Sincan” dediği Doğu Türkistan, Uluğ Türkistan’ın bir parçası. Divanü Lügati’t-Türk‘ün yazarı, Kaşgarlı Mahmut, Kutadgu Bilig‘in yazarı Balasagunlu Yusuf (Yusuf Has Hâcib) bu yöreden.

Çin yönetimini anlamak çok güç. Neden insanları “başkalaştırma”ya zorluyor! Doğu Türkistanlılar Uygur, Kazak… Aynı kökten gelen, çatısı “Türk” olan insanların vasıfları Çin’den tamamen ayrıdır. Sen “özerk” dedikten, kendi dillerini kullandırdıktan, içeride kendi yönetimlerini kurdurduktan sonra halkın üzerine gitmenin bir adı var ama burada demeyeceğim!

“Teröristler”le, insanî hak talep edenleri aynı kefeye koyarsanız, işte böyle dünya ayağa kalkar.

Şunu samimiyetle söylüyorum: Rusya’daki gibi kendiliğinden bir ayrılma olmadıktan sonra Çin’den, şu zaman için, bir bağımsızlık talebi boş ve gereksiz. Bu tür talepler, Pekin’i istenmeyen tedbirlere zorlar.

Komünist ülkelerde insanlar birbirlerinden korktukları için, yöneticiler ve bu yöneticilerin kuyrukları en sıkı tedbirleri tercih ederler. İçlerinde kimlerin en yukarının jurnalcisi olduğunu da kestiremedikleri için, en sert tavrı en güvenilir insan olmanın bir özelliği görürler. Komünizm yıkıldıktan sonra, kendi ülkelerinde, o dönemi yaşamış insanların arasında ve uzun süre bulunduğumuz, çok hikâye dinlediğimiz için biliyoruz.

Ankara’nın öyle “Pekin zulmü”ne sırt çevirdiğini düşünmüyorum. İnsan hakları ihlalleriyle ilgili metni imzalamaması bir politika icabı olduğu belli.

Son gelen haberler, Doğu Türkistan’da olup bitenleri yerinde incelemek için bir heyetin Çin Halk Cumhuriyeti’ne gideceği yolunda. Meselâ ben, tek başıma gideyim ve kimsenin sınırlaması olmadan halk içinde dolaşayım, olup bitenleri göreyim, isterim. Resmî ziyaretlerde görülmesi istenilen görülür, tembihli insanlarla konuşulur ve dönülür. Kayda değer bir müşahede mümkün değildir. Olsun… Yine bu kadar feryattan sonra, “Gelin inceleyin.” denmesi de bir merhaledir. Bu davet, feryadı karşı tarafın duyduğu ve kendilerince bir tedbire yönelttiği manasına gelir.

“Türkistan Kaygısı”, üst başlığından da anlaşıldığı gibi, Doğu Türkistan’ın ilk devlet başkanı Alihan Töre‘nin ve (1885-1976) oğlunun yaşadıklarının anlatıldığı kitap.

Yeri geldikçe üzerinde duracağım. Burada, bu kitabın, yakın Türkistan tarihi için son derece önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Tanıtma yazısından:

“Doğu Türkistan, 1944-1946 yılları arasında bağımsız bir cumhuriyetti. Devletin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı olan Alihan Töre Saguni,1946 yılı Haziran’ında Stalin ve Mao işbirliği sonucu SSCB tarafından kaçırıldı, sonrasında ise 1949’da Çin Ordusu Doğu Türkistan’ı işgal etti.

Alihan Töre Saguni, Özbekistan’ın Taşkent şehrinde -vefatına dek- 30 yıllık bir sürgün hayatı yaşadı. Bu sırada 1917 ve 1950 yılları arasındaki dönemi kapsayan Orta Asya tarihine ilişkin anılarını yazdı. 1938’den sonraki olaylar ise ikinci oğlu Asılhan tarafından kaleme alınmıştır.

Eser, hem Sovyetler Birliği ve Çin’in Doğu Türkistan politikalarından ve uygulamalarından bahsetmekte, hem de Özbek, Uygur, Kazak ve diğer Doğu Türkistanlıların kurtuluş mücadelesini ilk elden anlatmaktadır.”

Kaynak:  Yeniçağ

Uygur Akademisi © Her Hakkı Saklıdır.

Scroll to top