• 7-8 Eylül 2019'da İstanbul'da “Uygur Milli Bekası ve Doğu Türkistan'ın Geleceği Çalıştayı” gerçekleşecektir.
You Are Here: Home » Uygur Haber » Zinnetgül’ün ablası Karar’a konuştu: Kardeşimi geri getirin

Zinnetgül’ün ablası Karar’a konuştu: Kardeşimi geri getirin

KENAN BUTAKIN

Pekin zulmünden kaçıp Türkiye’ye sığınan Zinnetgül Tursun’un, Göç İdaresi’nce deport edilmesi gündem haline geldi. Abla Cennetgül Tursun’un ‘vicdan çığlığı’ ise olayın ardındaki vahametin boyutunu ortaya koydu: Kız kardeşimle birlikte 5 kişi daha sınırdışı edilmiş. Yapılan hukuksuzluk. Kardeşimin geri getirilmesini istiyorum.

Türkiye’nin Karar’ın manşetleriyle öğrendiği Doğu Türkistanlı Zinnetgül Tursun’un Pekin’e iadesi skandalı büyüyor. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün tuhaf bir açıklamayla Karar’ın haberini de çarpıtarak önce inkar ettiği olayın ayrıntıları tüyleri diken diken ediyor. İade edildiği Tacikistan üzerinden Çin’e teslim edilen Zinnetgül Tursun’un kardeşi Cennetgül Tursun skandalın perde arkasını anlattı. Doğu Türkistan Meclis Başkanı Seyit Tümtürk üzerinden sorularımızı yanıtlayan Cennetgül kızkardeşinin tek başına değil 1 erkek 4 kadın toplam 5 kişi birlikte Tacikistan’a sınırdışı edildiklerini anlattı. Önce İzmir Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan Zinnetgül ve diğer dört kişi ardından Tacikistan’a iade edilmiş. Cennetgül, kız kardeşi ile birlikte Tacikistan’a giden diğer kadınların kendisini telefonla arayarak durumu anlattıklarını söylüyor: “Kızkardeşim ve diğerlerini uçağa bindirmeden önce sakinleştirici ilaçlarla uyutmuşlar. Bu 5 kişiyi de adlarına düzenlemiş Tacik pasaportuyla geri göndermişler. Hepsi Tacik de değil bunların. Aralarında Özbek, Kırgız ve Kazak da var. Sonra kardeşimi oradan da Çin’e iade etmişler.” 

Kardeşinin hem Türkiye hem de uluslararası hukukun çiğnenerek Çin’e iade edilmesine tepki gösteren Cennetgül Tursun yetkililerden yardım istiyor.  İade skandalında parmağı olanların hukuk önünde hesap vermesini isteyen Cennetgül Tursun “Türkiye Çin ilişkileri şu an iyi. Kardeşimin Çin’den geri alınmasını istiyorum. Ablası olarak kardeşimin Türkiye’ye iade edilmesini istiyorum. Kardeşimin hayatından endişeliyiz. Yetkililerden talebim kardeşimi geri getirmeleri” diyor.  

Karar, 28 Temmuz Pazar günü manşetine taşıdığı haberinde Pekin zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınan Uygurların ikamet izinlerinin uzatılmadığını geri gönderilme korkusu içinde yaşadıklarını duyurmuştu. Aynı haberde Zinnetgül Tursun’un da Pekin’e iade edildiği bilgisi yer almıştı. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Karar’ın haberini çarpıtarak sanki iadeler yapılmış gibi yalanlama yolunu seçmiş ancak Zinnetgül için bir açıklama yapmamıştı. 

Bunun üzerine gazetemize konuşan Doğu Türkistan Meclis Başkanı Seyit Tümtürk olayı doğrulamış ve Göç İdaresi Genel Müdürü’nün kendisini arayarak “Üzüntü ve mahcubiyetle olayı doğruladı. Kendisinin bilgisi dışında yaşandığını iletti. Bu olaya sorumsuz bürokrat ve memurlar neden oldu. Tacikistan’dan görüş alıp her nasılsa oraya göndermişler. Ayrıca İzmir’deki Geri Gönderme Merkezi’nden aynı gün Kuwanhan Aşmuzi ve Ayinisa Tuersun adlı iki kadının da Tacikistan’a iade edildiği bilgisini de akrabalarından aldık. Bence tüm bunlar Sayın Cumhurbaşkanı’nın itibarsızlaştırılması için yapılan operasyonlar” dedi.  

Tümtürk ayrıca, “Kız kardeşi Türkiye’de ve annesinden bu haberi alıyor. Zinnetgül Tursun Çin’de ve cezaevinde. İki yetimi de anneannesine teslim etmişler” dedi. Öte yandan Tursun’un Suudi Arabistan’da yaşayan erkek kardeşi de katıldığı bir canlı yayında sınır dışı olayını teyit edip yetkililerden yardım istemişti.   

KARAR’ın ulaştığı Doğu Türkistan Maarif Cemiyeti ve Doğu Türkistan STK’lar Birliği Başkanı Hidayet Oğuzhan da, deport bilgisinin Zinnetgül Tursun’un Türkiye’de yaşayan kardeşi Cennetgül Tursun tarafından duyurulduğunu belirtmişti. 

BİZE TÜRKİYE DE SAHİP ÇIKMAZSA KİM ÇIKACAK

Zinnetgül Tursun’un Çin’e iade edilmesini protesto eden Uygurlar dün İstanbul’daki Göç İdaresi Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Eylemde konuşan grup sözcüsü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sık sık hatırlattığı Azerilerin Sovyet Rusya’ya teslim edilmesi olayının Zinnetgül ile bugün yeniden yaşandığını söyledi. Halen Türkiye’deki binlerce Uygur’un ikamet sorunu yaşadığını bürokratik engelleri bir türlü aşamadıklarını anlatan sözcü şunları söyledi: “Görüyoruz ki Türkiye Devleti mazlum milletlere sahip çıkarken bir avuç Doğu Türkistanlıya sahip çıkmakta imtina etmektedir. Doğu Türkistanlı soydaşlarımız bugün diken üstünde yaşamaktadır. Yakalanacağım korkusuyla evlerinde rahat uyuyamıyor, çocuklarını okula gönderemiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sesleniyoruz. Doğu Türkistanlıların bu derdini anlayın. Kardeşlerimize, soydaşlarımıza, hemşehrilerimize sahip çıkın. Bir avuç Doğu Türkistanlı maalesef Çin’in insafına terk ediliyor. Doğu Türkistan’ın Türkiye’den başka sığınacak yeri yok. Türkiye sahip çıkmayacaksa kim çıkacak. Doğu Türkistanlı soydaşlarımız her zaman sayın Erdoğan’a dua ediyor mazlumların yanında olduğu için.  Filistin’e, Arakan’a, zulüm gören müslümanlara yardım ettiği için dua ediyor.Belki kendilerine iletilmedi. Allah rızası için soydaşlarımıza sahip çıkın, dertlerine çare olun. Siz yapmasanız kim yapacak.” 

GÖÇMEN POLİTİKASINDA CİDDİ HATALAR VAR

Türkistan Derneği Başkanı Burhan Kavuncu, Doğu Türkistanlı Zinnetgül Tursun’un Tacikistanlı zannedilerek Çin’e verilmesi skandalında herkesin büyük sorumlulukları olduğunu söyledi. Göç İdaresi yetkililerinin ‘fiziksel özelliklerini Tacik’e benzettik’ diyerek kendilerini savunduklarını anlatan Kavuncu “Kardeşimizin Çin devletinin elinde olduğu anlaşılınca Türkiye’deki Türkistanlılar tarafından bu vahim iade olayına tepkiler başladı. Karar gazetesinin haberinin ardından Göç İdaresi’nin açıklaması Zinnetgül Tursun olayını örtbas etmeye yönelik olduğu anlaşıldı. Bu açıklamadan sonra, “kardeşimizin zaten Türkiye’de olduğu, Çin’e iade haberlerinin yalan olduğu” gibi manipülasyon yayıldı.

Kavuncu Göç İdaresi yetkililerinin iyi niyetlerine inançlarını koruyarak şu çağrıda bulundu:

1- Bu olayda sorumluluğu olan bütün görevliler derhal cezalandırılmalı, göç idaresi gibi önemli bir sorumluluğu taşıma liyakatı bulunmadığı için işten el çektirilmelidir. 2-“İnsanların uyruklarının fiziksel özelliklerine göre tesbiti” ırkçı uygulamasından vazgeçilmelidir. Doğu Türkistan’da Uygurların yanısıra yüzbinlerce Özbek, Tacik kardeşimizin, Tacikistan ve Özbekistan’da da yüzbinlerce Uygur Türk’ünün yaşadığını bilmeyecek kadar cahil kişiler, hassas görevlerden uzak tutulmalıdır.
3-Tacikistan gibi hiçbir hukukun olmadığı, insan haklarını ihlal eden, İslami muhalefeti ezerek yok eden ve Çin rejiminin sadık hizmetkarı olan bir dikta rejiminin istihbarat elemanları ile işbirliği yapılmamalıdır.
4- Anayasa Mahkemesi’nin “sınırdışı edilemez” kararı da çiğnenerek Tacikistan’a deport edilen kardeşlerimizin yıllardan beri hala işkence altında olduğunu biliyor musunuz?
5-İçişleri Bakanlığı “deport hedeflerinin tutturulmasını” fazla önemsemektedir. Bu da yakalanan Türkistanlıların “yabancıları insan olarak görmeyen” uzmanların elinde hak mahrumiyetine maruz kalmasına sebep olmaktadır. Türkiye’de, yükselmekte olan yabancı düşmanlığı tehlikeli boyutlara gelmektedir. Görevliler “ufak-tefek hatalar” yapmakta beis görmüyor olabilir. Ama Zinnetgül Tursun olayının sadece görevlilerin hatasından kaynaklanmadığı, göçmen politikalarında da ciddi hataların olduğu kabul edilmelidir.”

GÖÇ İŞLERİ: ZİNNETGÜL DEPORT EDİLMEDİ

Karar’ın ‘Ölüme deport’ manşetini çarpıtarak tuhaf bir açıklama yapan Göç İşleri Genel Müdürlüğü’nden yeni bir açıklama daha geldi. Ailesinin, tanıkların ve Doğu Türkistan derneklerinin olayı doğrulamasının ardından yapılan yazılı açıklamada Zinnetgül Tursun isimli kimsenin deport edilmediği savunuldu. Açıklamada Tacik yetkililerin kimliğini teyit ettiği ileri sürülen Rahma Ahmadova, Barno Abdullah ve Abdullah Ahmadov isimli kişilerin olayda belirtilen tarihte Tacikistan’a gönderildiği, deport edilenler arasında Zinnetgül Turun’un olmadığı savunuldu.

KAYNAK: KARAR

Uygur Akademisi © Her Hakkı Saklıdır.

Scroll to top