• 7-8 Eylül 2019'da İstanbul'da “Uygur Milli Bekası ve Doğu Türkistan'ın Geleceği Çalıştayı” gerçekleşecektir.
You Are Here: Home » Etkinlikler » Dr. Ferhat Kurban Tanrıdağlı, “29 Mayıs: Bilim ve Fetih Günü”nde Doğu Türkistan ile ilgili Önemli Bir Bildiri Sundu

Dr. Ferhat Kurban Tanrıdağlı, “29 Mayıs: Bilim ve Fetih Günü”nde Doğu Türkistan ile ilgili Önemli Bir Bildiri Sundu

Uygur Akademisi Genel Sekreteri sayın Dr. Ferhat Kurban Tanrıdağlı başkanlığında 3 kişilik Uygur heyet 29.05.2019 tarihinde Avrasya Bir Vakfı ve ” Bilim ve Teknoloji Çalışma Gurubu”nun önderliğinde 29 sivil kuruluşun katılımıyla “DAHA ÇOK BİLİM, DAHA ÇOK AR-GE, BAŞKA KURTULUŞ YOK”, “HAYATTA EN HAKİKİ YOL GÖSTERİCİ BİLİMDİR.” demek ve Türkiyemizin birinci meselesinin bilim olduğunu cümle aleme duyurmak için 14: 30’da Beyoğlu sanayi odası yanındaki meydana düzenlenen etkinliğe katılım sağladı.

Dr. Ferhat Kurban Tanrıdağlı beyın kendisine ayrılan 4 dakikalık sürede yaptığı konuşmayı kamuoyu ile paylaşıyoruz:

BİLİM VE UYGUR TÜRKLERİ.

İnsanlık henüz Ortaçağ karanlığında debelenirken Doğu Türkistan’da insanlık için bilim güneşleri doğmuş, Türk medeniyetinin kutup yıldızları parlamıştır.
Büyük Bilgin Yusuf Has Hacip
“KUTATGU BİLİG- Mutluluk veren bilim” adlı eserini eski Uygur Alfabesi ile yazarak insanlığın geleceğine güneş gibi ışık tutmuş, bilimin ne demek olduğunu Uygur Türkçesiyle anlatmıştır.

“Dîvânü Lugati’t-Türk” ise Kâşgarlı Mahmud tarafından, Araplar’a Türkçe’yi öğretmek ve Türkçe’nin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu göstermek maksadıyla yazılan ilk Türk dili sözlüğü olup, eserin giriş bölümünde dünya haritası yuvarlak çizim ile yer almaktadır.

Atabetü’l Hakayık (Gerçeklerin Eşiği), Edip Ahmet Yükneki’nin, Karahanlı beylerine hediye ettiği ahlaki öğüt olup, eserde dünyayı, tanrıyı, insanı bilmenin sadece bilim yoluyla olabileceği anlatılmıştır. Bilginin faydası ve bilgisizliğin zararı konuları işlenmiştir.

İşbu eser Yusuf Has Hacib’in ‘Kutadgu Bilig’i gibi aruz vezniyle ve Kaşgar diliyle yazılmıştır.

(Atabetü’l Hakayık’ın Kaşgar diliyle, Uygur harfleriyle yazılmış ilk yazması İstanbul’da Ayasofya Kütüphanesi’nde bulunmaktadır.)

İnsanlık yazı yazmak için kuş kanatı kullanırken Uygur Türkleri ağaç çubuk içine odun kömürü yerleştirerek “Karataş” denen kurşun kalemi keşfetmiştir. Rusçada halen “Karındaş” denmekte ve Uygurca’dan geldiği belirtilmektedir. ( Rusça izahlı sözlük s: 387).

Dünyanın çeşitli bölgelerinde insanlar hayvan derisi, kemik, kumaş veya bambu tahtalara yazı yazarken Uygur Türkleri samandan Kağıd üretmeyi başarmış başta Çin olmak üzere insanlığın hizmetine sunmuştur.
“Hotan saman kağıdı” tabiri buradan gelmektedir.

Turfan’da kurulan İduqut Uygur devleti döneminde Uygur Türkleri matbayı keşfetmişler başta Araplar ve komşuları Çin olmak üzere insanlığın hizmetine sunmuşlardır.

İnsanlığın en eski ve en uzun yer altı su taşıma sistemi Kariz- bir bilim teknoloji harikası olarak Turfan’da bulunmaktadır.

Bugün insanlığın kültür sanat tarihinde Küy ( Müzik), Yir ( Şarkı) ve Öleng ( Dans)ın en mükemmel birleşiminden oluşan tek örneği《 Klasik Uygur 12 makamı》
Unesco Dünya Kültür Miras Listesi’nde yer almaktadır.

Uygur Türklerinin insanlık bilim tarihine yaptığı katkıları insanlığa çağ atlatan niteliklerde olmuştur.

“Bileği güçlü olan biri yener, bilgisi güçlü olan bini yener” gibi insanlığı bilime yönlendiren Atasözü Uygur Atasözlerinde bulunmaktadır.

Ancak günümüzde Çin işgali altında kalan İnsanlığın ilim irfan yurdu, Türk Milletinin kültür ocağı Doğu Türkistan’da oranın kadim halkı olan
Uygur Türkleri insanlık tarihinin görebileceği en acımasızca yapılan zulme ve hunharca soykırıma maruz kalmaktadır.

Uygur Türkleri bilimi “Kutatgu” olarak görnüş, insanlığın mutluluğu için seve seve sunmuş ve paylaşmışken,
Konfuçyüs’ten beri “Farklılık tehdittir” felsefiyle bütün insanlığı düşman olarak belleyen Çin ise elde ettiği bilim ve teknoloji gücünü dünyaya yayılmak, insanlığı esir alarak Çinlileştirmek veya nefesini boğup yok etmek için kullanmaktadır.

Atalarımızın 1000 yıl önce dediği gibi “Bilig- kutatku” dur.
Bilimin kutsal görevi insanlığa refah ve mutluluk yaratmaktır.

Bilim ve teknolojiyi kutsal görevinden soyutlayıp, “Büyük Çin rüyası”nı gerçekleştirmek ve insanlığın başına bela olmak için alet etmekte olan Çin’i bilimin kutsallığı adına lanetliyor ve kınıyoruz.

İnsanlığı bilimin kutsal görevini en erken tanımlayan, Türkçeye “Medeniyet/ Kültür” anlamlarında adını veren Uygur Türklerine sahip çıkmaya, böylece bilime ve insanlığın kutsal değerlerine de sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Saygılarımla,
Dr. Ferhat Kurban TANRIDAĞLI
Uygur Akademisi Genel Sekreteri
sinoturknews.org. Genel Yayın Yönetmeni.

Uygur Akademisi © Her Hakkı Saklıdır.

Scroll to top