• Doğu Türkistan Davasındaki Fırsat ve Olasılıklar hakkında Hollanda'da Yuvarlak Masa Toplantısı gerçekleşti.
You Are Here: Home » Çin'in Uygur Politikası » Çin’in bundan sonraki Tuzağı daha Sinsi olabilir…

Çin’in bundan sonraki Tuzağı daha Sinsi olabilir…

Dr. Ferhat Kurban TANRIDAĞLI

Çin Abdurehim Heyt üzerinden Türk dünyasının, insanlığın özellikle Türkiye’nin tepkisini ölçmek bunu yaparken de  Doğu Türkistan davasını ve diasporadaki Uygurları itibarsızlaştırmak için çok tehlikeli bir tuzak kurmuştu, ama “Mızrak Çuvala sığmadı”, Türk Milleti’nin ve insanlığın ortak tepkisi ve yüce Türk Devleti’in kararlı duruşu sayesinde rüzgar lehimize döndü.

Ozanımızın dünya çapında kabul görülmüş ve sevilmiş bir yetenek olması, siyası görüş ve dini inanç farkı gözetmeksizin her kesimin gönlünü kazanmış bir ortak değer haline gelmiş olması, dolayısıyla hayatta bile olsa, böyle bir değerin hapiste olmasının insanlığa karşı işlenen suç olarak idrak edilmiş olması Çin’in planlı olarak kopardığı “Yalan Haber” yaygarasını gölgede bırakmıştır.

Ölüm haberini ilk yayan kimsenin  Uygur Türkü olmaması veya Doğu Türkistan – Uygur STK’ları olmaması ise Doğu Türkistan konusunu CIA kışkırtması olarak nitelemek için pusuda bekleyenlerin de hevesini kursağında bırakmıştır.

Abdurehim Heyt ile gelişen olaylar Çin’in beklentisinin aksine Doğu Türkistan davası ve Uygur Türklerinin durumunun daha geniş çapta gündeme gelmesine sebep olmuştur.

Bu açıdan bakıldığında “Bu tuzak çok iyi geldi be” diye biliriz.

Ancak bilmemiz ve unutmamamız  gereken konu ise karşımızda tarihten beri ikili ve çoklu ilişkilerde “36 hile / 三十六计” başta olmak üzere bir çok sinsi hile yollarını devlet politikası olarak benimseyen bir Çin devleti var.
Üstelik bugün teknolojiden aldığı destek ve sahip olduğu ekonomik güç ile bu tür konularda daha da etkin olabilir.
Yani bundan sonra gelecek olan tuzaklar daha sinsi ve yanıltıcı olabilir.

Onun için Doğu Türkistanlılar olarak bundan sonra daha uyanık ve sorgulayıcı olmamız lazım.

Aşağıdaki konulara hepimiz dikkat etmeliyiz:

1. Doğu Türkistan ile ilgili bunun gibi ince haberleri paylaşmadan önce kesinlikle “Dünya Uygur Kurultayı” veya “Özgür Asya Radyosu”nun Uygurca bölümü gibi haberin doğru olmasını hayatı önemde prensip edinmiş ve doğrulama konusunda daha donanımlı imkanları olan kurumlardan teyit almak veya onların açıklamasını beklemek lazım.

2. Türkiye’de başta Uygur Akademisi ve diğer kidemli Doğu Türkistan STK larından, sinoturknews gibi ilkeli haber organlarından teyit almak ve ya onların açıklamasını beklemek lazım.

3. Sosyal medyanın sunduğu imkanlar kişisel konular, fikir, görüş ve duyguları paylaşmak için kullanılabilir, ama  kimseye “basın sözcüsü” olma görevi vermez, böyle bir imtiyazı sağlamaz. Onun için korsan basın sözcülüğü merakından bir an önce vaz geçmeliyiz, sosyal medya imkanlarını sorumsuzca kullanmaktan kesinlikle sakınmalıyız.

4. Doğu Türkistan davası her türlü kişisel egoların üstünde olup, her Doğu Türkistanlı her zaman her yerde  davanın selametini kayıtsız şartsız korumakla, düşünerek, sorgulayarak ve en azından bilenlere sorarak hareket etmekle yükümlüdür.

Çünkü her tuzağı bu seferki gibi kolayca lehimize çeviremiyebiliriz. Her tuzaktan bu seferki gibi kolayca sıyıramayabiliriz.

Uygur Akademisi © Her Hakkı Saklıdır.

Scroll to top