• Doğu Türkistan Davasındaki Fırsat ve Olasılıklar hakkında Hollanda'da Yuvarlak Masa Toplantısı gerçekleşti.
You Are Here: Home » Uygur Tarihi, Kültürü ve Edebiyatı » Eski Uygur Hukuk Belgelerinde Geçen Onluk Yüzlük Sözcükleri Üzerine

Eski Uygur Hukuk Belgelerinde Geçen Onluk Yüzlük Sözcükleri Üzerine

Arş. Gör. Arda KARADAVUT

Özet

Kırgızların 840 yılında Orhon Uygur Kağanlığının başkenti Karabalgasun’u ele geçirmesiyle Uygurların büyük bir kısmı batıya, Tanrı Dağları’nın kuzey ve güney eteklerine, Tarım havzasına, kalanlarıysa güneye, Çin’in kuzeyine dağılmıştır. Tarım havzasına göç eden Uygurlar burada tekrar örgütlenerek Uygur İdikut Hanlığını kurmuş ve bu devlet XIV. yüzyıla kadar varlığını devam ettirmiştir.

Uygurlar bu beş asırlık dönemde çok köklü bir medeniyet inşa etmiş tıptan mühendisliğe, müzikten edebiyata her türlü bilim ve sanat kolunun Asya’daki en önemli temsilcilerinden biri olmuştur. Büyük çoğunluğu inanç olarak Budizm’in Mahayana mezhebine bağlı olan Uygurlar, Budizm kültür dairesi içinde bir edebiyat meydana getirmiş ve bu dönemde pek çok çeviri ve uyarlama eser Eski Uygurcaya kazandırılmıştır.

Bu eserlerin yanı sıra Uygurlardan günümüze hukuk belgeleri ve sözleşmeler kalmıştır. Belgelerde tarihlendirme on iki hayvanlı Türk takvimine göre yapılmıştır. Araştırmacılar belgeler üzerinde yaptıkları çalışmalarla tarih aralığını Çin’deki Moğol asıllı Yüan Hanedanlığı dönemiyle sınırlandırmıştır. Bu çalışmada Uygur hukuk belgelerinin altı tanesinde tanıklanan onluk ve yüzlük sözcükleri ve diğer dillik ölçütler üzerinden söz konusu belgelerin tarih tespitinin yapılması amaçlanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Eski Uygur Hukuk Belgeleri, Uygur İdikut Hanlığı, Eski Uygur Türkçesi, Eski Türkçede
Sayılar, Moğollar, Yüan Hanedanlığı

Giriş

Orhon Uygur Kağanlığı 840 yılında taht kavgaları, iç savaşlar, doğal afetler yüzünden oldukça güç kaybetmiş ve en sonunda Kırgızların ani bir baskınla Uygurların başkenti Karabalgasun’u işgal etmeleriyle dağılmıştır. Karabalgasun civarındaki Uygurların bir kısmı batıya gidip Karluklarla birleşerek Karahanlı Devleti’ni kurmuş diğerleri ise güneybatıda Turfan ve Kansu etrafındaki akrabalarının yanına giderek bugünkü Çin sınırları içinde iki farklı devlet kurmuştur. Turfan’daki Uygurlar 850 yılında kaynaklarda Turfan Uygur Devleti, Koço Uygur Devleti veya Uygur İdikut Hanlığı adıyla anılan devleti kurmuş ve 1125 yılına kadar bağımsız, 1125 yılından 1209 yılına kadar Kidanlara bağlı, 1209 yılından 1368 yılına kadar ise Moğollara bağlı bir hanlık olarak varlığını sürdürmüştür (Almas 2013: 347-391). Bu dönemde Uygurlar yerleşik yaşama geçmiş ve başta başkent Beşbalık olmak üzere pek çok şehir inşa etmişlerdir. Dinî inanç olarak Şamanizm ve Manihaizm zamanla kaybolmuş ve Budizm Turfan Uygurlarının başlıca inancı olmuştur. İpek yolu üzerinde kurulan Uygur İdikut Hanlığı bu konumu iyi kullanmış ve sosyoekonomik yönden döneminin en güçlü devletlerinden biri olmuştur. Ünlü Çinli elçi Wang Yen-te’nin Uygur Seyahatnamesi’nde verdiği bilgiler Uygurların gelişmişlik düzeylerini göstermesi bakımından son derece önemlidir.

Chinling dağlarından çıkan nehir, başşehrin bütün çevresini dolaşır,
tarlaları ve meyva bahçelerini sular ve su değirmenlerini işletir. Bu yerde
Wu-ku (beş hububat) yetişir. Yalnız Ch’iao-maı yetişmez. Zengin insanlar
at *eti+ yerler, geri kalanlar ise sığır *eti+ ve yaban kazı yerler. Onlar
müziklerinde pek çok K’ung-hou kullanırlar. Onların adetlerine *göre+
büyük bir kısmı ata binerler ve ok atarlar. Onlar seyahat etmekten
hoşlanırlardı. Onlar seyahat ederken çoğu müzik aletlerini yanlarında
taşırlardı. Orada elliden fazla Budist manastırı vardır. Onların hepsinde
T’ang sülalesi tarafından koyulmuş kitabeler vardır. Bu topraklarda fakir
insan yoktur. Onlar ihtiyacı olanlara yemek yardımı yaparlar. İnsanlar
uzun ömürlüdür. Umumiyetle yüz yaşının üstüne *kadar yaşarlar+. Genç
yaşta ölene hiç rastlanmaz (İzgi 1989: 57-63).

Tarihte Türk kültürünün en parlak çağlarından biri olan Turfan Uygur dönemi, kendinden sonraki pek çok dönemi etkilemiş ve pek çok kültüre kaynaklık etmiştir. Turfan Uygurları, bünyelerindeki köklü Bozkır geleneğini yerleşik yaşama geçtikten sonra yanı başındaki köklü Çin medeniyetinden de birçok unsur alarak harmanlamış ve kendine özgü bir yapı ortaya çıkarmıştır (Özyetgin 2014: 18).

1125 yılına kadar bağımsız bir şekilde varlığını sürdüren Uygur İdikut Hanlığı, önce Batı Kidanların hâkimiyeti altına girmiş, ardından 1209 yılında Barçuk Han zamanında kendi isteğiyle Cengiz Han’ın kurduğu Moğol İmparatorluğuna tabi olmuştur. Bu dönemde Uygurlar kültürel açıdan Moğollar içindeki hâkim unsur olmuş, Moğollar Uygur alfabesini kullanmaya başlamış ve imparatorluğun ileri gelen devlet adamları ve komutanları Uygurlardan seçilmiştir.

Cengiz Han’dan sonra Ögeday, Mönke Han ve Kubilay Han’a tabi olarak yaşayan Turfan Uygurları yaklaşık beş asır varlığını sürdürmüş ve XIV. yüzyılın ortalarında Çağatay Devleti’nin hanı olan ve İslam’ı kabul eden Tarmaşirin döneminde ortadan kaldırılmış, toprakları da Çağatay ulusu topraklarına ilhak edilmiştir (Almas 2013: 390).

Bu beş asırlık dönemde Uygurlar Budizm çevresinde çok güçlü bir edebiyat meydana getirmiş, çeviri ve uyarlama olmak üzere binlerce eser ortaya koymuşlardır. Turfan Uygurlarından kalan yazılı eserler arasında “din dışı metinler” şeklinde nitelendirilebilecek birtakım sözleşmeler de ele geçirilmiş ve bunlar genellikle “Uygur Hukuk Belgeleri, Uygur Sivil Dokümanları” adıyla farklı araştırmacılar tarafından yayımlanmıştır.

Uygur Hukuk Belgeleri

Din dışı konuları kapsadığı için literatürde sivil belgeler olarak anılan bu belgeler, XX. yüzyılın başlarında Fin, Rus, İngiliz, Alman, Japon, Fransız ve Çinli araştırmacıların çeşitli tarihlerde Doğu Türkistan’a düzenlendiği arkeolojik kazılar ve araştırma gezileri sayesinde gün yüzüne çıkarılmıştır (Özyetgin 2014: 20).

Araştırmacılar tarafından XIII. yüzyıl sonu ile XIV. yüzyıl arasında yazıldığı tahmin edilen Uygur hukuk belgeleri eski Türklerin sosyal, kültürel, iktisadi ve hukuki açıdan hangi seviyede olduğunu göstermesi bakımından son derece önemlidir. Belgelerin içeriğinin bir kısmını kişilerin toplumla ve devletle olan ilişkileri oluştururken diğer kısmını şahıslar arasında yapılan sözleşmeler oluşturur. Belgeler üzerine yapılan yayınlar Radloff ile başlar ve günümüze
kadar devam eder. Konuyla ilgili müstakil çalışmaların başında L. Clark’ın Introduction to the Uyghur Civil Documents of East Turkestan (1975) adlı doktora tezi gelir. Reşit Rahmeti Arat tarafından Eski Türk Hukuk Vesikaları adlı çalışma, ülkemizde belgeler üzerine yapılan çalışmaların öncülerindendir. Nobuo Yamada’nın Sammlung uigurischer Kontrakte (1993) adlı transkripsiyonlu metin yayımında eski Uygurların gündelik yaşamlarına ait 121 belge mevcuttur. Hukuk belgeleri üzerine yapılan en yeni çalışmalardan biri de Tuguşeva tarafından yayımlanmış Uygurskie delovıe dokumentı X-XIV vv. İz vostoçnogo turkestana adlı eserdir.

Yamada’nın çalışmasında belgeler şu şekilde tasnif edilmiştir: I. Resmî Belgeler (idarî, diplomatik, askerî, dinî birlikler): 1. Yönetmelikler ve idare yönetmelikleri, 2. Diplomatik mektuplar, 3. Sertifikalar ve lisanslar, 4 Makbuzlar, 5. Dilekçeler, 6. Raporlar, 7. Sicil ve listeler, 8. Dualar, 9. Karışık Belgeler; II. Özel Belgeler: 1. Sözleşmeler, 2. Makbuzlar, 3. Mektuplar ve hesaplar, 4. Sicil ve listeler, 5. Dualar, 6. Çeşitli konular. Yamada neşrinde yer alan 121 belge bu tasnife göre 9 alt gruba ayrılmıştır. 1. Satış (Sa); 2. Değiştirme (Ex); 3. Kiralama (RH); 4. Ödünç alma (Lo), 5. Evlat edinme (Ad); 6. Rehin verme (Pl); 7 Azat etme (Em); 8 Vasiyetler (WP); 9 Karışık belgeler (Mi) (Özyetgin, 2014: 20).

Bu tasniften sonra belgelerin içeriği hakkında bilgi verilir ve belgelerin yazımında şu düzene uyulduğu ifade edilir.

1. Tarih
2. Mukavelenin Konusu (Satıcı, Alıcı, Satılan ürün, Fiyat)
3. Ödemenin Tasdiki
4. Toprak Hudutları
5. Yeni Mal Sahibinin Haklarının Açıklanması
6. Sözleşmenin İhlaline Karşı Teminat ve Ceza
1. Teminat
2. Sözleşmenin İhlaline Karşı Ceza
7. Ek (Şahit, İmza ve Yazan)
1. Şahidin Kaydı
2. İmza
2.1. Satanın İmzası                                                                                                                                                                              2.2. Şahit ve Diğer Kişilerin Nişanı                                                                                                                                                    3. Yazan
8. Ek Beyan (Naskali 2012: 196)

Reşit Rahmeti Arat da “Eski Türk Hukuk Vesikaları” adlı makalesinde belgelerin tanzimini şu başlıklara ayırarak inceler:
1. Tarih
2. Vesikalarda Adları Geçen Şahıslar
3. Mukavele yapılmasının sebepleri
4. Anlaşmanın mevzuu, mahiyeti ve mukabilinde verilen bedelin tesbiti
5. Bedelin ödeme usul ve şartları.
6. Borçlu meydanda bulunmadığı takdirde, onun yerine geçecek kimselerin tasrihi.
7. Mukavele şartlarının korunması ve buna itirazda bulunabilecek kimselerin zikri.
8. Anlaşmayı bozmak isteyenlere karşı alınan tedbirler.
9. Mukavele yapan taraflar ve şahitlerin zikri.
10. Mukavelenin metnini kaleme alan şahsın zikri.
11. Vesikalarda imza ve mühürler. (1987: 533)

Bu makalenin konusunu belgelerin tanzimi esnasında mukavele şartlarının korunması ve buna itirazda bulunabilecek kimselerin zikri başlığında geçen onluk ve yüzlük sözcükleri oluşturmaktadır. Yamada’nın çalışmasına aldığı 121 belge incelendiğinde onluk ve yüzlük kelimelerinin sadece altı belgede tanıklandığı tespit edilmiştir. Bu belgeler sırasıyla Sa16, Sa26, Sa27, Sa28, Mi7 ve Mi24 kodlu belgelerdir. Çalışmada, belgelerde geçen onluk yüzlük
sözcüklerinin içlerinde barındırdıkları anlam ve diğer dillik ölçütler üzerinden söz konusu belgelerin yazılış tarihlerinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Aşağıda belgelerin transkripsiyonlu metni ve Türkiye Türkçesine aktarımı verilmiştir. Sa16, Sa26 ve Mi07 kodlu belgelerin Türkiye Türkçesine aktarımında Özyetgin’in (2004) ve (2014) çalışmaları kullanılmış, diğer belgelerin Türkiye Türkçesine aktarımı ise tarafımızdan yapılmıştır.

Sa16

1. < (ygr) mikä manga b(ä)g t(ä)mür-kä yunglaq- 2. –lıq böz kärgäk bolup qıyasudın-tın yüz (böz) ilig-tä alıp 3. biz-ning şuikü-täki aqa ini-lär birlä ki<. Ülüş-lüg 4. borluq-ta manga tägär iki ülüş<. Qıyasudın-qa togru 5. tomlıtu satdım bu borluq< qıyasudın tükäl 6. s(a)n(a)p birdim män b(ä)g t(ä)mür<.. bu borluq-nıng 7. sıçı-sı öngdün yıngaq s< adır(a)r kün-din 8. sarıg lam-a-nın kändü buq-a borluq< bag adır(a)r 9. tag-tın üç ülüş-lüg borluq adır(a)r bu tört
sıçı-lıg 10. borluq-qa ming yıl tümän kün-kätägi qıyasudın ärklig bolzun 11. taplasar özi tutzun taplamasar adın kişi-kä ötkürü satzun 12. bu borluq yolun(ta) män b(ä)g t(ä)mür-ning inim uruğum tugmışım on-13. luqum yüz-lüküm kim kimä bolup çam çarım qılmasun-lar apam birök 14. ärklig b(ä)g işi ilçi yalavaç küçin tudup al(a)yın yul(a)yın tisär- 15. lär bu borluq tänginç-ä iki borluq birip sözläri yorımazun çam- 16. laguçı kişi qorluq bolzun bu bitig tuta
qıyasudın qorsuz bolzun 17. bu bitig-kä t(a)nuq ödigä t(a)nuq mısır q(a)y-a suq t(a)nuq nartun t(a)nuq 18. bağcı turmış bu nişan män b(ä)g t(ä)mğr-ning ol 19. bu nişan män t(a)nuq ödgä-ning ol 20. bu nişan män t(a)nuq mısır q(a)y-a suq-nıng ol 21. bu nişan män t(a)nuq nartun-nıng ol 22. bu nişan män t(a)nuq bağcı turmış-nıng ol 23. män mänggü b(ä)g tämür-kä üç qata ayıtıp bitidim

Aktarım

1. < yirmisinde bana Beg Temür’e kullanmak için 2. böz gerek olup Qıyasudın’dan 100
böz elden alıp 3. bizim Şuikü’deki ağabey ve erkek kardeşlerle birlikte .. ortak 4. bağda bana ait
2 hisse < Qıyasudın’a doğrudan 5. sattım. Bu bağ< Qıyasudın tamamiyle 6. sayıp verdim. Ben
Beg Temür< bu bağın 7. sınırını doğu tarafta< ayırır. Güney taraf 8. sarıg Lama’nın, Kendü
Buqa’nın bağı ayrırır. 9. Kuzey tarafta üç hisseli bağ ayırır. Bu dört sınırlı 10. bağa bin yıl on bin
güne kadar Qıyasudın sahip olsun! 11. İsterse kendi (elinde) tutsun istemezse başka kişiye
bırakıp satsın. 12. Bu bağ hakkında ben Beg Temür’ün < erkek kardeşim, soyum akrabam, 13.
onluğum, yüzlüğüm her kim olursa olsun itiraz etmesinler. Fakat eğer 14. güçlü bey ve eşi(nin)
elçinin nüfuzunu kullanıp geri satın alayım derse- 15. ler bu bağ dengince ili bağ verip sözleri
geçmesin. İtiraz 16. eden kişi zararlı olsun. Bu senedi tutarak Qıyasudın zarar görmesin. 17. Bu
senede tanık Ödige, tanık Mısır Qaya Suq, tanık Nartun 18. Bagçı Turmış. Bu nişan ben Beg
Temür’ündür 19. Bu nişan ben tanık Ödge’nindir. 20. Bu nişan ben tanık Mısır Qaya Suq’undur
21. Bu nişan ben tanık Nartun’undur 22. Bu nişan, ben tanık Bağcı Turmış’ındır 23. Ben Mengü,
Beg Temür’e üç defa sorup yazdım. (Özyetgin 2014: 181).

Sa26

1. ////////////// *yı+l üçünç ay tört yaŋı- 2. *ka maŋa+ kut*lug+ tämür är tugmış 3. Toktamış olarka yuŋlaklık yarmak 4. kümüş kärgäk bolup sänäktäs akatın 5. altmış altun alıp mubäräk hoc atlıg 6. oglumnı män atası kutlug tämür aka- 7. sı är tugmış akası toktamış üçägü birlä 8. bo *lup to+guru tumlıtu satdım män bu 9. ogulka miŋ yıl tümän künkä tägi 10. säŋäktäs aka ärklig bolzun 11. taplasar özi tutzun taplamasar 12. adın kişikä ötkürü satzun biz 13. N[in o]nlukumuz yüzlükümüz alımçımız 14. berimçimiz akamız inimiz kim kim 15. mä bolup çam çarım kılmazunlar 16. apam birök çamlasarlar bo kişi 17. Täŋinçä iki kişini berip sözläri 18. yo*rımaz+unlar tanuk soma tanuk 19. karagunaz t(a)nuk kıpçak bo nişan bizniŋ 20. ol män asıg bolmış olar- 21 ka inçgä ayıtıp bitidim bo bitig 22 a * + nıŋ bägi adarnıŋ tägräsin- 23 tä bitidim 24 bo nişan män tanuk somanıŋ ol 25 bo nişan män tanuk karagunaznıŋ ol 26 bo nişan män tanuk kıpçaknıŋ ol

Aktarım
1. < yıl üçüncü ay(ın) dörd(üncü) gün- 2. ünde < Kutlug Temür, Er Togmış 3.
Toktamış, onlara kullanılacak sikke 4. gümüş gerek olup Senektez ağabeyden 5. altmış altın alıp
Muberek Hoca adlı 6. oğlumu ben babası Kutlug Temür, ağabeyi 7. Er Togmış, ağabeyi
Toktamış üçümüz birlikte 8. olup doğruca tamamen sattım. Bu 9. oğula bin yıl on bin güne
kadar 10. Senektez ağabey sahip olsun. 11. İsterse kendisi tutsun istemezse 12. başka kişiye
doğrudan satsın Bizim 13. onluğumuz yüzlüğümüz, alacaklımız, 14. borçlumuz büyük ve
küçük kardeşimiz hiç kimse 15. itiraz etmesin. 16. Eğer itiraz ederlerse bu kişi 17. dengince iki
kişiyi verip sözleri 18. geçerli olmasın. Tanık Soma, tanık 19. Karagunaz, tanık Kıpçak. Bu nişan
bizimdir. 20. Ben Asıg Bolmış onlara 21. iyice sorup yazdım. Bu senet 22. a..-nın begi Adar’ın 23.
huzurunda yazdım. 24. Bu nişan, ben tanık Soma’nındır. 25. Bu nişan ben tanık
Karagunaz’ındır. 26 Bu nişan ben tanık Kıpçak’ındır (Özyetgin 2004: 198).

Sa27
1. toŋuz yıl ikinti ay üç y(a)ŋıka 2. maŋa kukdmunı t(a)munıka yuŋlak- 3. lık böz kärgäk bolup alpış- 3. tın älig tas böz eligtä 4. alıp özümniŋ yuŋçı atl(ı)g 5.on üç yaşar är olannı 6. alpışka togru tumlıtu satdım 7. eligtä alıp bo bitigni 8. kılmış kün üzä män alpış 9. tükäl s(a)n(a)p berdim män kukdmunı 10. ymä tükäl s(a)nap aldım bir ägsük-11. süz bo yuŋçıka miŋ yıl tümän 12. künkä tägi alpış ärklig bolzun 13. taplasar özi tutzun tapl(a)masar 14. adın kişikä ötkürü satzun 15. bo yuŋçınıŋ soŋ bayan 16. ogrısı yalganı bolsa tävi kaza- 17. sı bolsa onlukı yüzlüki bolup 18. çam çarım kılsar män kukdmunı 19. bilir män alpış bilmäz kim kim 20. mä bolup çam çarım kılsar 21. ulug süükä ak yastuk bäg- 22. lärkä ädärkä yaragu at 23. verip sözläri yorımazun 24. bo nişan tamga män kukdmunı- 25. nıŋ ol t(a)nuk ötgäk t(a)nuk elçi buka 26. t(a)nuk tüşt(ä)mür bo nişan män t(a)nuk 27.ötgäkniŋ ol 28. bo nişan män t(a)nuk elçi bukanıŋ 29. bo nişan män t(a)nuk tüşt(ä)mürniŋ ol 30. bo nişan män togan tugdkannıŋ ol 31. män şila kukdmunıka inçgä aytıp 32. bititim

Aktarım
1. Domuz yılının ikinci ayının üçünde 2. bana Kukdmunı Tamunı’ya kullanmak için 3.
böz gerek olup Alpış’tan 4. elli böz elden alıp 5. benim Yunçı adındaki 6. on üç yaşındaki
kölemi 7. Alpış’a doğrudan sattım. 8. elden alıp bu sözleşmeyi 9. düzenlendiği gibi ben Alpış
10. tamamen sayıp verdim. Ben Kukdmunı 11. da eksiksiz tamamen sayıp aldım. 12. Bu
Yunçı’ya bin yıl on bin güne 13. kadar Alpış sahip olsun 14. İsterse kendi (elinde) tutsun 15.
istemezse başka kişiye bırakıp satsın 16. Bu Yunçı’nın sonradan 17. hırsızlığı, yalanı olursa veya
18. kazası olursa onluğu yüzlüğü gelip 19 itiraz ederse ben Kukdmunı 20. sorumluyum. Alpış
sorumlu değil. 21. Her kim olursa olsun itiraz ederse 22. büyük orduya ak yastuk beylere 23.
eyerli at verip 24. sözleri geçmesin. 25. Bu mühür ben Kukdmunı’nındır. 26. Tanık Ötgek, tanık
Elçi Buka 27. tanık Tüştemir, bu mühür ben 28. Ötgek’indir. 29. Bu mühür ben tanık Elçi
Buka’nındır. 30. Bu mühür ben tanık Tüştemir’indir. 31. Bu mühür ben Togan Tudkan’nındır 32
Ben Şila Kukdmunı’ya söyleyip 33. yazdım.

Sa28

1. beçin yıl çahşaput ay iki yaŋı 2. ka maŋa tädmilig kara buka 3. ikägükä karçlık käräk bolup 4. kutlug atlıg katun kişini satıp 5. kutlug tämürtin yüz älig kalın böz 6. aldımız bo yüz älig bözni 7. satıg kılmış kün üzä biz 8. tädmilig kara buka ikägü tükäl 9. sanap altımız män kutlug t*ämü+r 10. ymä tükäl sanap berdim bo kutlug 11. atlıg katun kişikä miŋ yıl 12. tümän künkä tägi kutlug tämür ärklig 13. bolzun taplasa özi tutzun 14. taplamasa adın kişikä ötkürü satzun 15. biz tädmilig kara buka ikägü- 16. nüŋ akamız inimiz onlukumuz 17 yüzlükümüz kim kim mä bolup 18. çam çarım kılmazun ärklig bäg 19. eşi elçi yalavaç küçin tutup 20. çamlasarlar yulayın alayın tesärlär 21. bo kutlug täg iki kişi yaratu 22. berip sözläri yorımazun çamlaguçı 23. kişi korlug bolun kutlug tämür 24. korsuz bolzun tanuk törädü tanuk 25. tonur muŋsuz tanuk torçı tanuk toyın 26. bo nişan biz tädmilig kara buka ikägü 27. niŋ ol män toŋma bahşı tädmilig 28. kara buka ikägükä inçgä ayıtıp bitidim 29. bo nişan män tanuk törädüniŋ ol 29. bo nişan män tanuk muŋsuznıŋ ol 30. bo nişan män tanuk torçınıŋ ol 31. bo nişan män tanuk toyınnıŋ ol 32. Kutlugnıŋ 33. baş bitiği ol

Aktarım
1. Maymun yılının on ikinci ayının ikinci gününde 2. bana Tedmilig ve Kara Buka’ya 3.
ikimize karçlık gerek olup 4. Kutlug adlı hatunu satıp 5. Kutlug Temür’den yüz elli böz 6. aldık.
Bu yüz elli bözi 7. sattığımız mal üzerine biz 8. Tedmilig ve Kara Buka ikimiz tamamen 9. sayıp
aldık. Ben Kutlu Temür 10. tamamen sayıp verdim. Bu Kutlu 11. adlı hatuna bin yıl 12. on bin
güne kadar Kutlug Temür sahip 13. olsun isterse kendi elinde tutsun 14. istemezse başkasına
satsın. 15. Biz Tedmilig ve Kara Buka ikimizin 16 ağabeyi, kardeşi, onluğu, 17. yüzlüğü her kim
olursa olsun 18. itiraz etmesin. Nüfuz sahibi bey veya 19. bey karısının gücüyle 20. itiraz
ederlerse zorla alayım derlerse 21. bu Kutlug gibi iki kişi verip sözleri geçmesin. 22. İtiraz eden
zararlı olsun Kutlug Temür 23. zararsız olsun. Tanık Töredü, tanık 24. Tonur Munsuz, tanık
Torçı, tanık Toyın. 25. Bu mühür biz Tedmilig ve Kara Buka ikimizindir. 26. Ben Tonma Bakşı Tedmilig ve Kara Buka’ya ikisine 27. öylece söyleyip yazdım. 28. Bu mühür ben tanık
Töredü’nündür. 29. Bu mühür ben tanık Torçı’nındır. 30. Bu mühür ben tanık Toyın’ındır. 31.
Kutlug’un 32. belgesinin aslıdır.

Mi07

1. koyn yıl çahşaput ay yegirmikä män yuka 2. basa togrılnıŋ sävig bürt bilä- 3. ki çamlıg ädgü konturulmış olar bilä 4. bitig kılıp bermiş asıglıg kümüş- 5. tin basa togrılnıŋ basıgka täg6. miş säkiz sıtır kümüşüg män yuka 7. altım ög bitig tıtıp basa togrıl 8. ka çamım yok özgä onluklarınta 9. çamım üzülmäyükkä ög bitiğin 10. bermätim tanuk T/MW/Y tanuk bulat 11. bo tamga män yukanıŋ ol

Aktarım
1. Koyun yılı, on ikinci ayın yirmisinde ben Yuka 2. Basa Togrıl’ın Sevig Bürt ile 3. davalı
olan Edgü ve Kuturulmış onlar ile 4. senet yapıp verdiği faizli gümüşten 5. Basa Togrıl’ın basıg
(vergisine) ait 6. sekiz sıtır gümüşü ben Yuka 7. aldım. Önceki senedi yırtıp Basa Togrıl’a 8.
itirazım yok. Başka onluklarında 9. itirazım iptal olmayacağı için önceki senedi 10. vermedim.
Tanık T< tanık Bulat. 11. Bu mühür ben Yuka’nındır. (Özyetgin 2004: 215)

Mi24

1. it yıl s*äki+zinç ay y*e+g(i)rmi altıka män 2. muŋsuz k(a)ya turmış tämürkä bitig berür män 3. apamnıŋ ögürükçä tämürkä ülüş kılıp kodmış 4. çug adırıp teŋäzä borlukınka a*pa+m*nıŋ+ 5. bitiği * + çın tep çın üçün teŋäzätin 6. satgın almış baş bitiğin berip bo borlukta 7. çamım kargaşa yok täp bitig bärtim muntın 8. soŋgara män özüm oğlanım aka inim 9. onlukum yüzlüküm kim kim mä çam 10. kargaşa kılmazunlar çamlasarlar söz- 11. lärimiz yorımazun bo sözkä kora kıtay tanuk 12. küçtämür açbuka tükäl kaya buyan kaya tanuk 13. bo nişan män muŋsuz kayanıŋ ol män togda 14. muŋsuz kayaka aytıp bitidim

Aktarım
1. Köpek yılının sekinzci ayının yirmi altısında ben 2. Munsuz Kaya, Turmış Temür’e
senet veriyorum. 3. Büyükbabamın Ögürükçe Temür’le ortak olduğu ve 4. çalılığın ayırdığı
Teneze üzüm bağında büyükbabamın 5. satın almış olduğu yerin senedinin aslını verip bu
üzüm bağında 6. hakkımın olmadığına dair bir senet verdim. Bundan sonra 7. ben, oğlum,
ağabeyim, kardeşim, 8. onluğum, yüzlüğüm her kim olursa olsun 9. itiraz etmesinler. 10. İtiraz
edersek sözümüz geçmesin. 11. Bu söze Kora Kıtay tanıktır. 12. Küçtemir Açbuka, Tükel Kaya,
Buyan Kaya tanıktır. 13. Bu mühür ben Munsuz Kaya’nındır. Ben Togda 14 Munsuz Kaya’ya
söyleyip yazdım.

Yukarıdaki altı belgede de görüldüğü üzere belgelerde geçen onluk ve yüzlük sözcükleri Arat’ın mukavele şartlarının korunması ve buna itirazda bulunabilecek kimselerin zikri kısmında geçen sözcüklerdir. Araştırmacılar tarafından “idari birim” şeklinde açıklanan bu sözcüklerin sadece altı belgede tanıklanması bu idari birimlere tüm Uygurların tabi olup olmadığı sorusunu sordurmaktadır.

Eski Uygur hukuk belgelerinin Uygurların Moğolların hâkimiyeti altında yaşadığı dönemde düzenlendiği düşünüldüğünde bu idari birimleri Moğolların oluşturduğu düşünülebilir. Bu düşünce, tarihi kaynakların verdiği bilgilerle de desteklenmektedir. Örnek vermek gerekirse XIII. yüzyılın keşiş seyyahlarından olan Rubruk, Moğollara yaptığı seyahatte Uygurlar için “on veya iki yüz kişi bir arada yaşarlar.” notunu düşmüştür (Ayan 2019: 99).
Uygurların onluk ve yüzlük şeklinde idari birimlere ayrılmasının Moğolların imparatorluk topraklarında yaptırdığı nüfus sayımlarının bir sonucu olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Nüfus kayıtlarının amacı, ödenecek vergi miktarının ve değerinin tahminini kolaylaştırmak ve becerikli ustalar ile zanaatkârları bulup kendi teşkilatlarında çalıştırmak, ayrıca orduları için askerî kaynak bulmaktı (Özyetgin 2004:26).

Thomas Allsen, Moğolların yaptığı ilk nüfus sayımının Kuzey Çin’de 1234-1236 yıllarında yapıldığını, Mönke Han zamanında ise tüm imparatorluğu kapsayacak şekilde nüfus sayımlarının yapıldığını belirtir. Allsen, bu nüfus sayımlarında Uygurların da olduğunu, özellikle Kubilay Han döneminde 1284 ve 1296 yıllarında yapılan nüfus sayımlarında Uygurların ondalık sistem temelinde onluk, yüzlük, binlik ve tümen şeklinde askerî ve idarî bölümlere ayrıldığını ifade eder (1983: 262). Allsen bu bilgiler için kaynak olarak Çin’de 1370 yılında Song Lian tarafından yazılan Yuan Shi “Yüan Hanedanlığı Tarihi” adlı eseri verir.

“Yuan Shi” ve Rubruk Seyahatnamesi gibi tarihi kaynakların verdiği bilgiler doğrultusunda onluk ve yüzlük sözcüklerinin Uygur hukuk belgelerinin tarihlendirilmesi sorununa bir nebze ışık tuttuğu ve yukarıdaki altı belgenin yazılış tarihinin XIV. yüzyıl olduğu söylenebilir. Ayrıca belgelerin sözvarlığında görülen diğer sözcükler de bu sözleşmelerin XIV. yüzyılda yazıldığına işaret etmektedir. Örnek vermek gerekirse:

Sa26’nın beşinci satırında geçen Muberek Hoca kişi adındaki (unvanındaki) Muberek sözcüğü Arapça, Hoca sözcüğü ise Farsçadır. Yine belgenin yedinci satırında geçen aka sözcüğü Moğolcadır. Bu tarz Arapça ve Farsça sözcüklerin kullanımı geç dönem Uygur metinlerinin bir özelliğidir.

Sa27’nin beşinci satırında görülen on üç yaşar är olannı (oglannı) ifadesindeki on üç sayısı dikkate değerdir. Bilindiği üzere Eski Türkçede birleşik sayıların üç farklı sistemi vardır. Bunlar üst onluk sistemi, ilaveli sayı sistemi ve günümüzde kullandığımız alt onluk sayı sistemidir.

Eski Uygurcada alt onluk sistemi 13. yüzyılının ikinci yarısından itibaren görülmeye başlar. Örneğin 1350 yılında yazılmış olan Totenbuch’ta üst onluk ve alt onluk sayı sistemi birlikte kullanılır. Ferruh Ağca, 13-14. yüzyıllarda yazılmış metinlerin en belirgin özelliklerinden biri olarak birleşik sayı sisteminde kullanılan alt onluk sayı sistemi olduğunu ifade eder (2006: 378).

Ayrıca Sa27’nin yirmi birinci satırında geçen ulug süükä ak yastuk ifadesinde geçen ulug süü “büyük kağan” tamlaması dikkate değerdir. Larry Clark, Uygur hukuk belgelerinde sıkça geçen bu ulug süü ibaresinin Yüan hükümdarlarına özellikle Kubilay Han’a işaret ettiğini ifade etmektedir (1975: 14). Bu durum belgenin Kubilay Han döneminde yazılmış belgelerden biri olabileceğini düşündürmektedir.

Sa28’in on altıncı satırında mukavele şartlarının korunması ve buna itirazda bulunabilecek kimselerin zikri kısmında geçen Moğolca aka “ağabey” sözcüğü de yine belgelerin XIV. yüzyılda yazıldığının önemli işaretlerinden biridir.

Eski Türkçede Moğolca sözcükler yoğun olarak 13. yüzyıldan sonra yazılmış metinlerde görülmektedir. Uygurların 13. yüzyılın ortalarında Moğol hakimiyeti altına girmesiyle birlikte bu tarihten sonra yazılmış metinlerde Moğolca sözcükler geçmeye başlamıştır. Doerfer, Uygur metinlerinde tanıklanan Moğolca sözcüklerin listesini vermiştir ve o sözcüklerden biri de aka sözcüğüdür (1993: 189). Moğolca ağabey anlamındaki sözcük çağdaş Türk dillerinde oldukça yaygındır.

Mi07’nin altıncı satırında geçen “säkiz sıtır kümüşüg” tamlamasındaki sıtır sözcüğü Soğdca kökenli olup “ölçü birimi, para ölçüsü” anlamındadır. Soğdcaya da Yunanca stater “gümüş para” sözünden geçmiş olan kelime bazen ağırlık bazen de para birimi olarak kullanılmıştır (Ayazlı 2016: 207). Sözcük Yüan Hanedanlığı döneminde küçük para birimi olarak görülmektedir.

Mi24, yukarıdaki belgeler içerisinde yazılış tarihi aralığı en net olan belgedir. Mi24’ün on ikinci ve on üçüncü satırında geçen Tükel Kaya, Buyan Kaya ve Munsuz Kaya adlı kişiler 1348- 1360 yılları arasında Turfan Uygurlarının başındaki han olan Çağatay Hanedanlığına mensup Tuğluk Timur’un yüksek memurlarıdır (Clark 1975: 109). Tuğluk Temür, 1347-1363 yılları arasında hüküm sürdüğünden belgenin yazılış tarihi bu yıllar arasında olmalıdır.

Sonuç

Eski Türkler, Asya Hunlarından itibaren askeri teşkilatlanmada on ve onun katlarını kullanmış ve ordunun düzeni bu onluk sisteme göre sağlanmıştır. Birçok kavim bu onluk askeri sistemi Türklerden almış ve kendi devlet kurumlarına tatbik etmiştir. Bu kavimlerden biri de Moğollardır. Cengiz Han döneminde başlayan imparatorluğa bağlı yerleşik nüfustan vergi alma sistemi zamanla geliştirilmiş ve nüfus sayımlarıyla toplanan verginin kontrolü
sağlanmıştır. Cengiz Han’dan sonra Mönke Han zamanında bu nüfus sayımlarına Uygurlar da dâhil edilmiştir. Yüan Hanedanlığı döneminde ise 1284 ve 1296 yıllarında nüfus sayımı yapıldığı ve bu sayımlarda Uygurların onluk, yüzlük gibi idari birimlere ayrıldığı kaydedilmiştir.

Uygur hukuk belgelerinin Yamada neşrindeki 121 belge tarandığında onluk ve yüzlük sözcükleri altı belgede tespit edilmiş ve söz konusu belgelerin Yüan Hanedanlığı döneminde 1284-1368 yılları arasında yazıldığı hem bu sözcüklerin belgelerdeki varlığından hem de diğer dillik ölçütlerden ortaya konmaya çalışılmıştır.

Buna göre Sa16 ve Sa26 kodlu belgelerde yıl adı okunamadığından herhangi bir tarih verilememiştir; ancak belgelerde geçen Farsça ve Moğolca sözcüklerin varlığından hareketle yazılış tarihlerinin XIV. yüzyılın ilk yarısı olduğu söylenebilir.

Sa27’nin yazılış yılı olarak domuz yılı notu düşülmüştür. Domuz yılı miladi takvime göre 1287, 1299, 1311, 1323 1335, 1347 ve 1359 yıllarına denk gelmektedir. Sa27’de geçen ulug süükä “büyük kağana” tamlaması ise Clark’a göre daha çok Kubilay Han için söylenen bir unvan olduğundan belgenin Kubilay Han (1294) ölmeden önce yani 1287 yılında yazıldığı düşünülebilir.

Sa28’in yazılış yılı maymun yılıdır. Maymun yılı miladi takvime göre 1284, 1296, 1308, 1320, 1332, 1344, 1356 yıllarına denk gelmektedir. Sa28’in yazılış tarihi bu yıllardan biri olmalıdır.

Mi07’nin yazılış yılı koyun yılıdır. Koyun yılı miladi takvime göre 1295, 1307, 1319, 1331, 1343, 1355 yıllarına denk gelmektedir. Mi07’nin yazılış yılı bu yıllardan biri olmalıdır.

Son olarak Mi24’ün yazılış yılı köpek yılıdır. Köpek yılı miladi takvime göre 1286, 1298, 1310, 1322, 1334, 1346, 1358 yıllarına denk gelmektedir. Mi24’te geçen kişi adlarından Tükel Kaya, Buyan Kaya ve Munsuz Kaya’nın Çağatay Hanlarından Tuğluk Timur’un memurları olduğu bilinmektedir. Tuğluk Temür’ün hüküm sürdüğü yıllar 1347-1363 yılları arasında olduğundan bu belgenin yazılış tarihi 1358 yılı olmalıdır.

Şüphesiz bu tarihlerin kesin olduğu söylenemez. Ancak tarihî kaynaklar ve dillik ölçütler ışığında bu altı belgenin 1284 ve 1368 yılları arasında yazıldığı söylenebilir. Araştırma sonucunda, yazılış tarihi belli olmayan metinler üzerinde yapılacak sözvarlığı çalışmalarının, söz konusu metinlerin tarihlendirilmesinde önemli bir rol oynadığının bir kez daha ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Kaynaklar

AĞCA, Ferruh (2006), Eski Uygur Türkçesiyle Yazılmış Eserlerin Ses ve Şekil Özelliklerine Göre
Tarihlendirilmesi, Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Basılmamış Doktora
Tezi.
ALLSEN, Thomas T. (1983), “The Yüan Dynasty and Uyghurs of Turfan in the 13th Century”, (Ed).
M. Rossabi, China among Equals: The Middle Kindom and its Neighbours, 10-14 Century,
243-280.
ALMAS, Turgun (2013), Uygurlar, İstanbul: Selenge Yayınları.
ARAT, Reşit, Rahmeti (1987), “Eski Türk Hukuk Vesikaları”, Makaleler C 1 (Ed. Osman Fikri
Sertkaya), Ankara:Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları.
AYAN, Cevat Ergin (2019), Moğolların Büyük Hanına Seyahat, İstanbul: Kronik Yayınları.
AYAZLI, Özlem (2016), Eski Uygurca Din Dışı Metinlerin Karşılaştırmalı Söz Varlığı, Ankara: Türk Dil
Kurumu Yayınları.
CLARK, V. Larry (1975), Introduction to the Uyghur Civil Documents of East Turkestan (13th-14th cc.)
Dissertation of Indiana University, Bloomington.
İZGİ, Özkan (1989), Çin Elçisi Wang Yen’te’nin Uygur Seyahatnamesi, Ankara: Türk Tarih Kurumu
Basımevi.
ÖZYETGİN, Melek (2004), Eski Türk Vergi Terimleri, Ankara: KÖKSAV Yayınları.
ÖZYETGİN, Melek (2014), İslam Öncesi Uygurlarda Toprak Hukuku, İstanbul: Ötüken Neşriyat.
YAMADA, Nabou (1993), “Uygur satış mukavelesi belgelerinin şekilleri.” (Çev. Emine Gürsoy
Naskali), TDED, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Basımevi, C XXVI.
YAMADA, Nabou (1993), Sammlung Uigurischer Kontrakte, Osaka: Osaka University Press.

Uygur Akademisi © Her Hakkı Saklıdır.

Scroll to top