• Doğu Türkistan Davasındaki Fırsat ve Olasılıklar hakkında Hollanda'da Yuvarlak Masa Toplantısı gerçekleşti.
You Are Here: Home » Türk Dünyası » Bir Kuşak Bir Yol Projesinin Kırgızistan’a Etkileri*

Bir Kuşak Bir Yol Projesinin Kırgızistan’a Etkileri*

Prof. Dr. Ekrem Barak Arıkoglu

Kırgızistan Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra bağımsızlığını kazanmış Türk Cumhuriyetleri içinde küçük olanlardan biridir. Kırgızistan’ın altı milyon nüfusu var. Bunun yaklaşık bir milyon kadarı Rusya’da işçi olarak çalışıyor. Kırgızistan fakir bir ülke, kişi başı yıllık milli hasılası 1200 Dolar civarında. İşsizlik ve fakirlik yaygın. Halkın %40-45 kadarı fakir sınıfında. Coğrafya olarak Tanrı Dağları, Issık Göl, yeşil yaylalar ve ormanlarla birlikte Türk cumhuriyetlerinin en güzelidir. Fakat Sovyetlerin çöküşünden sonra fakir kalan bir ülke oldu. Kırgızistan’da % 65 civarında Kırgızlar, %15 civarında Özbekler var, Özbekler daha çok Fergana bölgesinde. %15 civarında Ruslar var. Uygur, Kazak ve diğer milletlerden insanlar da var.

Türk cumhuriyetleri içerisinde Sovyetlerin çöküşünden sonra Kırgızistan en demokratik diyebileceğimiz, en azından seçim yapabilmiş bir ülkedir. Uzun yıllar Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve diğer ülkelerde doğru düzgün seçim dahi yapılamadı. İktidarlar değiştirilemedi. Kırgızistan’da seçim yapıldı ama şu ana kadar Cumhurbaşkanı olmuş insanlar çeşitli suçlamalarla ülkeden kaçtılar. İki defa darbe oldu. En son cumhurbaşkanı olan kişi Atambayev şu anda hapishanede. Onun dönemindeki iki başbakan da hapishanede. Neden hapishanede? Bugün burada konuşacağımız konu Çin’in Kırgızistan’a yaptığı projeler meselesinden dolayı hapishanede.

Kırgızistan Çin ile 1200 kilometre sınırı olan bir ülke. Bu sınır Doğu Türkistan sınırı, bir miktarında Kızılsu Kırgız Özerk bölgesi var. 1916 yılında Ürkün adı verilen bir göç hareketi oldu. Rus ordusu Kırgız halkını öldürüyordu ve Kırgızlar Çin’e iltica etmek üzere kaçtılar. Kimi kaynaklara göre Kırgızların yarısı bu Ürkün olayından dolayı öldü. Kimilerine göre 150 bin kişi, kimilerine göre 200 bin kişi. Bu kaçanlardan ve daha önce olanlarla birlikte bugün Doğu Türkistan içerisinde Kızılsu Kırgız Özerk Bölgesinde 200 bin civarında Kırgız yaşıyor. Kırgızistan’ın Narın ve Oş bölgelerinden bu bölgeye yol geçişleri var. Doğu Türkistan ile Kırgızistan’ın bağını kesmek için oraya bir Kırgız Özerk Bölgesi kurmuşlar.

Bildiğiniz üzere, Sovyetlerin Çöküşünden sonra 1996 yılında Şanghay İşbirliği Örgütü kuruldu. Bunu kurmak için Çin çok çaba sarf etti. Bu örgüt Rusya, Çin, Tacikistan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından kuruldu, daha sonra Özbekistan da katıldı. 2017 Yılında Hindistan ve Pakistan örgüte dahil oldular. Çin, Şangay İşbirliği Antlaşmasını yapmak istiyordu, çünkü Sovyetler Birliği zamanında sağlam duran sınırların Türk Cumhuriyetleri ortaya çıktıktan sonra güvensiz olduğunu düşünüyordu. Genel olarak Şanghay Anlaşması’nda sınır güvenliği en önemli meseledir. Buradaki diğer amaçların Çin’in petrolü Rusya ve Kazakistan’dan alarak ihtiyacını karşılaması ve Amerika’ya karşı iş birliği yapılması şeklinde özetlenebilir.

Kırgızistan’da işsizlik ve fakirlik oranı çok yüksek. Tabii ki böyle bir ortamda Kırgızistan’ın geçinmek için paraya ihtiyacı var. Bu yüzden, 1990’lı yıllardan itibaren 2010’lu yılların sonlarına kadar Kırgızistan borç yükünü arttırmak zorunda kaldı. 2001 Yılında bir buçuk milyar dolar borcu varken, günümüzde bu dört milyar doların üzerine çıkmış durumda. Kırgızistan’ın borçlarının yarıya yakını Çin’e. Çin bu İpek Yolu projesini geliştirmek için, Kazakistan’a olsun, en uzaktaki Balkanlardaki Karadağ ve Bosna-Hersek’e olsun, Afrika’daki ülkelere olsun devamlı borç veriyor. Borç vererek temel olarak alt yapıyı yaptırmaya çalışıyor. Mesela, Kırgızistan’daki bütün yollar Çin’den borçlanmayla yapıldı. 2019 yılında Çinli işçilerle Kırgızlar arasında kavga çıktı. Çünkü Çin kendi İpek Yolu ağını geliştirmek ve kendi ticari yollarını kolaylaştırmak için, Kırgızistan’da kuzey güney yolunu yapıyor. Kırgızlar işsizken yaptığı yollarda Çin’den getirdiği kendi işçilerini çalıştırıyor. Yol yapan ülkelere borç veriyor. Kırgızistan’a da böyle borçlar verdi. Ama bildirildiğine göre, Kırgızistan’da devlet yöneticileri bu aldıkları borcu kötüye kullandılar. Yani devletin üst kademesindekiler birtakım rüşvetler aldılar. Alınan paranın bir kısmını devlete yatırım için, bir kısmını borç ödeyerek kullandılar, bir kısmını da kendi ceplerine indirdiler.

Geçen yılın 11 Kasım’ında İstanbul’da Erkin Semet adında biri öldürüldü. Bu kişi Çin vatandaşı bir Uygur’du. Semet’i öldüren üç kişiyi polisler Adana’da yakaladı. Bu kişi öldürülmeden önce Kırgızistan’da bu kişinin aleyhine protestolar olmuştu. Semet’in Kırgızistan ve Çin gümrükleri arasında devlet yetkililerinin rüşvet almasını sağladığı ve yaklaşık 700 milyon doların yurt dışına kaçırdığı şeklinde dedikodular vardı. Bu dedikodudan dolayı birileri bu iş adamını öldürttü. Fakat bu kişi öldürüldükten sonra İstanbul’un Kırgızistan eski başkonsolosu Erkin Sopokov Kırgızistan’da tutuklandı. Neden tutuklandı? Erkin Sopokov devlet maaşıyla olmayacak kadar zengin olmuş ve bu öldürülen kişiyle bağı varmış ve bir devlet yetkilisi olarak rüşvet alarak zengin olduğu iddiası vardı. Bu sadece alt kademede olan bir olay. Bundan önceki Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev, Karasu bölgesinde Ruslardan kalan elektrik santralinin modernizasyon işini 400 milyon dolar civarındaki parayla Çinlilere verdi. Atambayev iktidardan düştükten sonra bu hesaplar incelendiğinde Çinlilerden alınan paranın bir kısmının kendisine geçtiğine dair suçlamayla şu anda hapishanede. Onun zamanında başbakan olan Sapar İsakov şu anda hapishanede. Daha öncekilerden ilk cumhurbaşkanı Askar Akayev ülkeden kaçtı. Ondan sonraki cumhurbaşkanı Bakiyev darbeyle indirildi ve ülkeden kaçtı. Seçim var ama altı milyon nüfuslu Kırgızların kaderinden namuslu, devlet için çalışan, ülkeye yol gösteren bir lider çıkaramadılar. Resmi rakamlarda bir milyon kişi Rusya’da çalışıyor (Kırgızların dediğine göre iki milyon kişi).

Şimdi meseleyi İpek yoluna bağlıyorum. İpek yolu gelecekte nasıl olacak? Bu gördüğümüz haritada nokta konulan Kaşgar ve Taşkent arası. Kaşgar ve Taşkent arasında demir yolu bağı kurulursa bu İpek Yolu’nun en önemli kollarından birisi olacak. Zaten yol Urumçi’den Almatı’ya, Hazar Denizinden Avrupa’ya kadar ulaştı. Burada bahsettiğimiz şey Doğu Türkistan’ın Kaşgar şehrinden Özbekistan’ın başkenti Taşkent’e, oradan da İran’ın başkenti Tahran’a gidecek bir hızlı demir yolu ağı. Bu, yukarıdan giden yolu yaklaşık 900 kilometre kısaltıyor. Burada taşınacak mallar yaklaşık bir hafta erken hedefine ulaşacak. Zaten Çin bu kuşak ve yol projesiyle denizden bir ayda götürdüğü ürünleri tren yoluyla 15 günde belki de daha az bir zamanda götürmeye çalışıyor. Eğer bu Kaşgar-Taşken arasındaki yol yapılırsa bu zaman bir haftaya yakın bir süre daha kısalacakmış. Çin, Kırgızistan ve Özbekistan arasında bu yolun yapımı 1990’lı yıllardan itibaren konuşuluyor . Yolun güzergahı şöyle: Kaşgar, Oş, Andican, Taşkent ve Tahran.

Bu demiryolu çalışmasını Çin bir türlü başlatamadı. Sebebi ne? Son zamanlarda gerek Kırgızistan’da olsun gerek başka ülkelerde olsun Çin’in borçlandırdığı ülkelerde bir sıkıntı ortaya çıktı. Mesela Kırgızistan’ı ele alacak olursak, yaklaşık 4 milyarlık dış borcunu Çin’e ödemesi gerekiyor. Çin, Tacikistan’a olan borcu karşılığında bir kısım toprak talep etti ve bildiğim kadarıyla aldı. Kırgızlar şu anda kendi aralarında konuşuyorlar. 2024’ten 2030’a kadar yıllık borç olarak 300-400 milyon dolar geri ödemeleri gerekiyor. Bunu ödeyecek güçleri yok. Ya ödeyecekler ya da başka bir şey olacak. Çin mutlaka parayla bunu ödeyin demiyor, karşılığında toprak verebilirsiniz diyor. Bu vatanperver Kırgızların çok alındığı bir mesele. Liderler satabiliyorlar ama Kırgızların çoğu vatanperver insanlar. Kırgızlar Uygurlardan biraz farklıdır. Uygurlar eline silah, bıçak almıyor, ama Kırgızlar eline silah alabilir, kan akıtabilir ve hakkını arayabilir. Kırgızistan’a borç verecek ama alacağından emin değil. Kırgızistan ya toprak verecek ya demir ve altın madenlerini verecek.

Kırgızistan maden açısından zengin bir ülke, gelirinin çoğunu altın madenlerden elde ediyor, geri kalanı hayvancılıktan ve az miktarda tarım ürünlerinden. Çinliler bunu bildiklerinden bize maden yataklarınızı verin diyorlar. Bir madeni işletmeye başladılar. Madenleri işletince de son iki yılda Kırgız halkı ayaklanıp gösteri yaptı. Bu madenlerde kullanılan yöntemlerden dolayı ülkenin tabiatı zehirlendi. Bu yüzden uranyum aramalarına son verilmeli diye bütün halk ayaklandı ve devlet 2019’un sonunda uranyum aranmasının yasaklandığına dair kanun çıkardı. Başka bir bölgede madenlerde çalışan Çinliler ve Halk arasında kavga çıktı. Çin demir yolu konusunda bir milyar dolarlık kredi vereceğini ve yolu kendisi yapacağını, işçilerini kendisi göndereceğini söylüyor. Madenlerde de aynı durum ortaya çıktı. Madende 300 kadar Çinli çalışıyormuş, Kırgızlar da kendi madenlerinde kendileri işçi olarak çalışmak istiyor. Aynı şekilde bu gördüğümüz ipek yoluna Kırgızlar çok sıcak bakmıyorlar, çünkü ipek yolunun kendi başkentinden gitmesini istiyorlar. Şehirlerden geçmeyecek bir demir yolunun Kırgızistan’a bir faydası olmayacak.

Kırgızistan ile Çin arasında demir yolunun yapımını engelleyen başka bir sorun daha var. Sovyetler Birliğinin ray sisteminde rayların genişliği 1.52, Çin sisteminde 1.43 metre, bunlar birbirine uymuyorlar. Bu yol Çin’e ait bir sistemle gelecekse, o ülkedeki bütün ray sisteminin değişmesi gerekiyor. O zaman Çinlilere geri kalan ray sisteminin ne olacağını soruyorlar. Bu da temel sorunlardan bir tanesi olarak ortada duruyor. Dolayısıyla bu gördüğünüz demir yolu işi uzun yıllardır konuşulmasına karşılık Kaşgar’dan Taşkent’e başlamış değil. Özbekistan’daki bazı bölgelerde çalışıyor ama Kırgızistan’da kendi ülkesi içinde işleyen bir demir yolu ağı da yok. Fakat Çinliler ipek yolunun kara yoluyla geçişi için Kaşgar’dan Oş’a geniş otoyol yaptı. Şu anda oradan kara yoluyla taşıyıp sonraki evrelerini demir yoluyla taşıyalım diye bir düşünceyle hareket ediyorlar. Son yıllarda işi olmayan ve ekonomik sıkıntı içindeki Kırgız kızları Çinlilerle evleniyorlar. Normalde Müslüman olan Kırgızların inançsız Çinlilerle evlenmemesi gerekir. Bu Kırgızların da çok karşı çıktığı, kınamak için gösteriler yaptığı bir durum.
Kırgızistan için gelecekte Çin büyük bir tehlike olacak, şu anda Kırgızistan’da Çinlilerin sayısı tam olarak bilinmiyor. Bazı kaynaklar yaklaşık 300-400 bin Çinli yaşadığını söylüyor. Bu çok büyük bir rakam.
Köktürk atalarımız; “Çinli tatlı diliyle, ipekli kumaşıyla kandırır, uzaktakini yakın eder, kendine bağlar, sonra da kul köle edermiş.” diyordu. Çinliler bu kendine bağlamayı günümüzde yumuşak ipeklisi ile değil, Amerika’nın yeşil dolarlarıyla borç vererek yapıyor. Borçla kendine bağladığı Kırgızistan gibi çok küçük ülkeleri neyin beklediği belli değil. Bu yüzden özellikle komşu Türk cumhuriyetleri, Çin’e karşı çok dikkatli olmalılar.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

* İstanbul Türk Ocağında yaptığım konuşmanın metni.

İlave: Bilindiği gibi, Çin Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul Türk Ocağı ve Uygur Akademisi olarak “Türk Dünyası Jeopolitiği Perspektifinden Kuşak ve Yol projesi’ne bakış Paneli”nin ilkini 13 Aralık 2019 tarihinde gerçekleştirmiştik.
Sn. Prof. Dr. Ekrem Barak ARIKOĞLU hocamız davetimize icabet etmiş ve 22.02.2020 tarihinde gerçekleştirdiğimiz 3.Panelimize teşrif buyurarak bu sunumu yapmışlardı.
Konuya önem vererek davetimizi kabul ettiği için, Türk Dünyası ve Türk Milletinin ortak kaderini ilgilendiren konulara göstermiş olduğu sorumluluk örneği için tekrar teşekkür ederiz.
Çin virüsüne karşı alınan korunma tedbirleri çerçevesinde panel serimize ara vermiş bulunuyoruz.
Çin Virüsünü yenip Türk Milletinin Ortak kaderi için mücadelimize kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Tekrar buluşana kadar aman olunuz, Esen kalınız.
Panel Düzenleme Komitesi adına:
Dr. Ferhat Kurban TANRIDAĞLI (ÇİNARE Müdürü)

Uygur Akademisi © Her Hakkı Saklıdır.

Scroll to top